Çarşamba, Kasım 30, 2005

Kamu' da bilgisayar okur yazarlığı..

Kurumlar e-devlet, e-kurum olma yolunda ilerlerken çok çok önemli bir konuyu atlıyorlar, bilgisayar okur-yazarlığı.. Henüz bilgisayarla tanışmamış ya da yeni başlamış bir görevlinin bu gibi e-devlet projelerindeki asıl hedef kitle olması kanaatindeyim. Malesef henüz bilgisayar kültürünü benimsememiş bir personeli e-devlet projelerine yönlendirmeye çalışmak gerçekten kötü sonuçlara gebe..

Önce eğitim, eğitim şart....

Pazartesi, Kasım 28, 2005

Ay sonu sendromu...

Kasım ayı bitmedi gitti.. Hızla azalan para mikatarı, "ay başına....." die bi kenara attığım faturalar ve dolmuşa binerken vereceğim bozuk paraları hesaplarken kara kara, karşımda ilhan mansız ve onun telafuz edilemeyen fiyatlı arabasını gördüm bugün.... Baya karizma bir şahsiyetmiş kendisi... Aynı sokakta oturuyoruz galba ne ilginç :

-İlhancım bi kaşık kahve rica edicem bizde hiç kalmamış da !
-Ne demek, kavanoz sende kalsın...


Cumartesi, Kasım 26, 2005

Cgi..

1-2 gündür yaptığım kayda değer tek şey, yaptığım bir internet sitesi için, cgi servisini aktif hale getirmek oldu. Açık söylemek gerekirse, ihtiyaç duymasam, adından bile haberdar olmayacağım bir servisti kendisi. Artık web sitesi üzerinden mail atabiliyorum mail server' a gerek duymaksızın. Merak edenler için :

http://web.mit.edu/wwwdev/cgiemail/user.html

Cumartesi günü ve hava kapalı, ofise gitmedim.. İşte yeni bir döneme giriyorum. Ya yılbaşından sonra bırakıp, yeni tatlar arıycam, yada ofiste yeni işler olmasını bekliycem... Birinci şıkkı tercih edicem de, naz yapıyorum..

Ey zaman, sen izlemesi en zevkli dizisin...

Perşembe, Kasım 24, 2005

Kübik değişikliği..

Bugün ofiste kübik değiştirmeye karar verdim ve değiştirdim de. Kararı vermemdeki başlıca nedenler şunlardı :

1. Bulunduğum yerin ofisin diğer yerlerinden daha sıcak olması
2. Yine bulunduğum yerin yakınında 2 adet sunucunun gün boyunca gürültülü çalışması
3. Yine yine yine, bulunduğum yerin firma kıdemlilerinin geliş-gidiş güzergahında olması, ki bu da kendimi akvaryumdaki bi balık gibi hissetmeme neden oluyordu..

İşte bölye... Yeni yerim sessiz, sakin..

Çarşamba, Kasım 23, 2005

Ne güzeldir yollarda olmak şimdi...

Evet.. 2 gün geçmesine rağmen şarkı hala aklımda.."Geldiğimizde otlar yemyeşildi....." diye başlar ve sürer gider... Şarkıyı bulup indirdim internetten. Yeni Türkü' nün güzel şarkısı. Fakat ben bu şarkıyı Pilli Bebek' in yorumuyla dinliyordum uzun zamandır, tempolu ve gitar dolu bir yorum.

Güzel, herşey çok güzel.. Ama ne yazık ki her güzel şeyin bir sonu olduğu konusunda bir bilgi geldi merkezden. Ne eski Pilli Bebek kaldı, ne de benim aklıma estiğinde dışarı çıkan, bi barda tek başına oturup bira yuvarlayan halim. Yaşlanmk böyle olsa gerek.. Demek ki önce insanın zihninde bitiyormuş olay, sonrasında beden yorgunluğu vs..

Yaşadığın o anın zevkini çıkarmak gerek gerçekten. . Eskileri de fazla kurcalamamak gerek, yaşandı geçti ne yapabiliriz... Yedik içtik güldük ağladık.. Çok da eskide değil, sadece 3 yıl öncesinde kalmış olsa da alışmak gerek şimdiden.. Aynı lise yıllarına olan özlem gibi.. Zor da olsa kabul edeceğiz, zor da olsa...

Pazartesi, Kasım 21, 2005

Ankara' da ilk kar....

Son bir haftadır olduğu gibi yine pek erken bir saatte kalktım ve ofise gittim. Projeyi derleyi toparladıktan sonra ara vermeden Esenboğa' da buldum kendimi. Eğitim sunucusunu ayağa kaldırdıktan sonra köşeme çekildim..

Bu Esenboğa sevimsiz bir yer. Umutsuz hastaların en son sevk edildikleri hastaneler gibi bi kasvet bi solgunluk hakim burda..Fakat bugünün ayrı bir önemi var, yılın ilk karı yağdı Ankara'ya, daha doğrusu ilk tipisi de diyebiliriz.. Oturduğum koltuktan yağan karı izledim uzun süre, özlenen bi manzaraymış..

Ve ağzımda sabahtan beri aynı şarkı.. "Geldiğimizde, otlar yemyeşildi, ve kuzeydeydi güneş......" Uzun uzun düşündüm ve buldum nihayet şarkının nereden dilime dolandığı.. Hülya Koçyiğit ve Tarık Akan'ın oynadığı bir film vardı. Doğu Anadolu' da bir köyde gelişiyordu olaylar.. Filmde heryer beyazdı kış sebebli ve fonda da bu şarkı çalıyordu. Tarık Akan' ın da yanında iri bi çoban köğeği olması da filmi hafızalara kazıyan bir diğer unsurdu, dikenli kalın tasmasıyla......

Pazar, Kasım 20, 2005

Bugün yaptıım sadece ofise gelip bir kaç proje derlemesi yapmak oldu. Mevsim kışa döndü, iş aynı devam ediyor...

Evi derleyip toplamak ve odaya bi çekidüzen vermek gerek.. Fakat bütün bunlar dururken, ufak tefek prosedürler icabı ofisteyim.. Bu nasıl bi iş, nasıl bir pozisyon??????....

Oysa ki dün akşam farklıydı.. Büyük gitarist Steve Vai, dünyanın bir ucundan kalkıp Ankara'ya gelmişti ve ben konseri izleyen kalabalığın içindeydim. Muhteşem kelimesi aciz kalırdı bu adam için. Ağzı açık sahnedeki şovu izleyen insanlarla dolu bir mekan, sahnede de kusursuz 4*4 lük bir şov...